OMActivities Etkinlik Takvimi

Etkinliklerinizi gönderin - Yukarıdaki Takvime ekleyelim !

9 Şubat 2012 Perşembe

Katar Qatar Katar Emirliği hakkinda deneme yazısı - KATAR insana ne KATAR?

Katar insana ne katar
5 yıl önce Katar'a çalışmaya giden ve halen orada yaşayan bir Türk kadının deneme yazısıdır..

Bundan 5 yıl öncesine kadar benim, şu anda da çoğu kişinin halen tam olarak bilmediği bir arap ülkesi Katar. Resmi adı Katar Emirliği Arap yarımadası'nın doğusunda bulunan Basra Körfezi'ne uzanan ülke. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan.
Aslına bakılacak olursa pek çok açıdan hepimize değişik gelebilecek bir ülke Katar. Nüfusunun yaklaşık %20'si Katar'lılardan oluşuyor. Geri kalan ise buraya bizim gibi çalışmaya gelen diğer ülke vatandaşları.









Katar monarşik bir emirlik ülkesi ve islam hukukuna göre yönetiliyor, ancak İran veya Arabistan gibi değil, bazı farklılıklar var. Kadınlar araba kullanabiliyor tek başlarına nargile içmeye de gidebiliyorlar. Ancak burada da kadınlar tepeden tırnağa kadar çarşaf giymek zorundalar -ama bir farkla, bizler yani yabancılar hariç. Siz çarşaf giymezseniz kimse gelip size karışmıyor. Çarşaf dediysem de aklınıza simsiyah bir örtü getirmeyin. Şaşılacak bir şekilde son derece şık ve alımlı duruyorlar içinde. Çünkü çeşitli işlemeler, parlak, hatta savaroski taşlar ile süsleniyor bu kıyafetler.

Çarşafların altında ise bir o kadar modern giyimli kadınlar var..
İlk geldiğimde (etrafta sürekli kapalı kadınları gördüğümden) mağaza vitrinlerini dolaşırken bu kıyafetleri kim alıyor ki diye küçük bir şaşkınlık yaşamıştım. Çok geçmeden bunun ne kadar manasız olduğunu da anladım...


Geçen sene dünyanın kişi başına düşen en yüksek gelirli ülkesi Katar çıkmasından anlaşılacağı gibi ülke vatandaşları çok zengin. Eh dünyanın en büyük doğal gaz rezervi burada olunca ülkenin zengin olması da normal oluyor. Bu zenginlikten ötürü etrafta lüks arabaları görmek çok doğal. Trafikteki çoğunluk araba markalarının Land Cruiser olduğunu düşünürsek Bentley, Lamborghini, Porsche, Ferrari sayısını siz tahmin edin...Hatta hiç tahmin etmeyin çünkü düşündüğünüzden daha fazla.. :)

İlk geldiğinizde yanınızdakini dürtüp yanda geçen arabaları gösterirken bir süre sonra artık gördüğünüz arabalar sıradan gelmeye başlıyor. Tabi sadece araba değil son derece lüks yatları da özellikle Pearl bölgesinde görebiliyorsunuz.




Büyük bir ülke olmadığı için denizi doldurarak inşaat yapacak yer yaratıyorlar. Dubai'de olan Palmiye Adalarının bir benzeri de burada var. 
Ayrıca şu anda halen yapımı devam eden Havalımanı bittiği zaman bu bölgede ki en büyük havalımanı olacak. Özellikle transit uçuşlar için gayet elverişli bir yer olacak. Amaçları burayı transit uçuşların merkezi yapmak.

Katar kendisini hızla yenileyen ve geliştiren bir ülke. Bundan 5 yıl öncesi ile bile farklar var. Burada herkesin arabası olduğu için toplu ulaşım kavramı yok. Bu yönüyle Türkiye'ye benziyor diyebiliriz :) Eskiden taksileri parmakla gösterirdik ancak son yıllarda etraftaki taksi ve otobüs sayılarında ciddi bir artış var. Otobüsleri hiç kullanmadım ama orada  da kadın erkek ayrımı vardır. Önler kadınların arkalar erkeklerin..

Ama ben şu ana kadar otobüslerde hiç kadın görmedim.

Buradaki hayat özellikle yazları alışveriş merkezlerinin içinde geçiyor. Hava sıcaklıkları aşırı fazla olduğu için kapalı mekanlar klimalar sayesinde düzgün nefes alabildiğiniz mekanlar. Fakat alışverişe çıkarken yanınıza hırka gibi hatta kalınca bir hırka almanız gerektiğini zamanla öğreniyorsunuz.

Nedeni mi? Yazın dışarısı 55-60 derece buna ek olarak %80-90 nem eklenmiş bir hava.. AVM içlerinde ise 18 derece civarında. Önce bir ferahlama hissi peşinden de bir üşüme hissi geliyor.. İçeriden dışarıya çıkarken de gözlüklerinizin buğu olduğunu düşünürseniz sıcaklık farkının ne kadar etkili olduğunu hayal edebilirsiniz.

Katar'da en geç Nisan ayı itibari ile ciddi sıcaklıklar başlıyor. Temmuz - Ağustos aylarında sıcaklık zirve noktasına ulaşıyor. Güneş battıktan sonra da aynı sıcaklığı hissediyorsunuz. Araba içinde klimayı kapattığınız anda sıcaklığı hissetmeye başlıyor hatta metal olan kısımlara dokunmamaya çalışıyorsunuz.. 


Sıcaklığı tarif etmeye çalışırsam: Fön makinasını yüzünüze tuttuğunuzda nasıl hissediyorsanız veya yazın ekmek fırınındaki sıcaklığı düşünün. İşte az da olsa buradaki sıcaklığı hissetmenizi sağlayabilir...
Bu bölgelerin genel özelliklerinden biri kum fırtınaları.. Sıcak esen rüzgar peşine kum da katıyorsa yandınız!!!



Evlerin içine her köşesine kadar giren kum taneleri yerlerde kısa sürede ince bir tabaka oluşturur. yürürken ayak izinizi takip edebilirsiniz içeride. Tabi bu kumdan sebep tüm bina renkleri sarıdır. İnsan zaman geçtikçe farklı renklerde bir şeyler görmek istiyor. Gökyüzü de sanki kumla kaplanmışcasına sarıdır. Havalar serinlemeye başlayınca en büyük zevkimiz aylar sonra ortaya çıkan mavi gökyüzünü ve bembeyaz bulutları görmektir.





E bu kadar sıcaklıkda musluklardan soğuk su akmasına da hasret kalırsınız. Su el değmeyecek kadar ısınır. Bana kalırsa buradaki lüks sınıfına giren evlere 24 saat soğuk su özelliği eklenebilir.

Tabi hava bu kadar sıcak olunca alışveriş merkezlerini daha cazip hale getirmek için çeşitli yöntemler deniyorlar. Dubai'de bir AVM'de kayak pisti görmüştüm, burası henüz onlar kadar olmasa da içinden nehir geçiyormuş izlenimi veren bir yer yaptılar.


Tavanı da gökyüzü şeklinde içinde.. İçinde Venedik gibi kanoyla gezi yapabiliyorsunuz.. İlk gördüğünüzde ilginç geliyor ama daha sonra insan neden kapalı bir AVM'de durduk yerde kanoya binsin ki diyorsunuz..


Açık alanlarda ve alışveriş merkezlerinde genellikle wireless internet var. Bir çok kişiyi elinde laptopları ile yeşilliklerde görebiliyorsunuz.
Nedenini bilmediğim için cevabım yok ama buralarda el ele beyaz kıyafetli 2 arap erkek görürseniz şaşırmayın. Bu arap dünyasında bir gelenek anladığım kadarı ile. Bir de birbirlerini selamlama şekilleri bize göre farklı burada 3 kere yanaktan öpüşülüyor.


Mekanlarda aile diye ayrı bölümler var. Buralara erkekler tek başlarına giremiyorlar. Ya da hastanelerde erkek-kadın bekleme yerleri var. Özel hastanelerde yok ama devlet hastanelerinde erkek kadın ayrımı da mevcut.

Ayrıca burada alkol kullanımı serbest ancak her yıl yenilemek zorunda olduğunuz para ile alınan bir kart var. Üyelik bedeli gibi düşünebiliriz. Tek bir yerde içki satışı yapılabiliniyor. Aylık para limitiniz karşılığında içki alabiliyorsunuz.
Bu limiti de maaşınız oranında düşünebilirsiniz. Onun dışında sadece 5 yıldızlı otellerin barlarında restaurantlarında içki içebiliyorsunuz. 


Zaten sadece barlara gittiğinizde kendiniz bir an Katar'da değil de başka bir Avrupa ülkesinde gibi hissediyorsunuz.

Burada tabi çok sayıda Nepal, Hindistan vb ,ülkelerden gelip çalışan insanlar var. Nüfusun yoksul kısmını da bu kesim oluşturuyor. Mağazalarda çalışanların geneli Filipinli. Burada eğer resmi daireler ile işiniz yoksa genel olarak Arapça öğrenmenize ihtiyaç kalmıyor, çünkü herkes ingilizce konuşuyor. Sokak isimleri, restaurant menüleri herşey hem Arapça hem de İngilizce.

Burada çalışma mesaileri sabah 5'te başlıyor. Özellikle devlet dairelerinde, okullarda 12 ya da 14'de de bitiyor. Yazın 16 ile 18  arasında tekrar mesai oluyor. Özel kuruluşların çalışma saatleri devlet gibi değil tabii ki.. Biz sabah 8 akşam 18 arası çalışıyoruz. Resmi daireler belli saatten sonra kapanıyor. Hafta sonu tatilleri de Cuma ve Cumartesi. Pazar çalışma fikri ilk geldiğinizde garip geliyor..

Havalar biraz düzelmeye başlayınca dışarıda dolaşabiliyorsunuz. Hava düzelmesi dediğim tarihler Ekim sonu Kasım ayları denilebilir. Eylül aylarında dışarıda oturmak isterseniz bizdeki ısıtıcı UFO'ların soğutanlarını açık alanlarda görebilirsiniz. Çok sıcak havalarda bu cihazlar da fayda etmiyor özellikle nemden dolayı sırılsıklam oluyorsunuz. Örneğin : Masanın üzerine telefon bıraktıysanız sanki üzerine su dökülmüş gibi ıslanmış olabiliyor..

Katar'da Eski tarihi yerleri anımsatan mekanlar da mevcut. Buralarda hem yemek yiyebilir hem nargilenizi içebilir çay kahve muhabbeti yapabiliyorsunuz. Havalar az da olsa serinleyince (düzelince diyoruz biz) gidilebilecek bir mekan. 

Ve meşhur Katar safarileri: İster çölde gece konaklamalı isterseniz gündüz vakti. Büyük büyük kum tepelerini ciplerle son sürat aşıyorsunuz. Safari almak istemiyor ama kum tepelerinde uçayım derseniz ATV'ler ile bu zevki tadabilirsiniz. Kum tepesi deyip geçmeyin tutturamaz da uçarsanız ciddi kazalarla karşı karşıya kalabilirsiniz. 


E bu kadar kumdan sonra denize girip şöyle bir kumlarından arınmak istiyor insan. Ancak denize girmenin de belli bir dönemi var. Yaklaşık Mayıs ayı itibarı ile deniz anaları istilasına uğruyor kıyılar.. Ciddi oranda büyük ve zehirliler. Deniz anası olmayan temizlenmiş bölgelerde var. Deniz kenarındaki 5 yıldızlı otellerden veya tesisi olmayan ama denizi güzel olan bölgelerde yüzebiliyorsunuz, hatta dalış bile yapabilirsiniz.

Bir başka görülesi mekan ise geçen yıl açılan Quatara Cultural Village. Burada çeşitli kültürel organizasyonla, tiyatro vs etkinlikleri oluyor. Çok sayıda restaurant var. Plajı da var. Burada kadınlar denize girebiliyorlar ama mayo ve bikini ile güneşlenmeleri yasak!

Mutfak kültürleri genelde kebap tarzında. Ancak baharatları farklı. Limon nane buz karışımı bir içecekleri var ki sıcaklarda gercekten insanı ferahlatıyor.  Meyva suyu içmek istediğinizde her zaman taze sıkılmış meyva geliyor. Çayı da içine nane yaprağı atarak içiyorlar ve bu alışkanlık yapıyor. İstememe seçeneğiniz var ama alışıyorsunuz. Genelde çaylar poşet çay içinde de nane yaprağı var...
İstanbul'daki Darıca Parkı gibi hayvanat bahçelerinden var hatta geçen sene de bir Aqua Park açıldı. Hafta sonları çeşitli park seçenekleri ile çocuğunuz varsa yeşillikli bir ortama götürebiliyorsunuz. Deniz kenarında yürüyüş yapabilirsiniz. Bazen sahil kenarında yalnız gezen erkekleri sokmuyorlar, polisler denetliyor. Aynı şekilde AVM'lere de yalnız erkekleri almayabiliyorlar. Ama Avrupa'lı gözüküyorsanız görünüşünüze göre sizi yalnız da olsa içeri alabilirler. ;)


 Alışması en zor şeylerden biri de buradaki yavaşlık. Kasalarda ödeme yaparken, bir şey alırken vs. Hele ki hediye paketi yaptırmak isterseniz beklemeye hazır olmalısınız. Katar'dan sonra Türkiye insana bir hayli hızlı geliyor.
İlk geldiğimde zamanlarda beni çok şaşırtan bir diğer konu ise Mc Donalds'da KFC'de yemek yerken TV'de alt yazılı olarak Kuran-ı Kerim okunmasına şahit olmuştum.. Açıkcası Mc Donalds içinde duyunca insanin kafası biraz karışıyor..



Diyelim ki marketlerde alışveriş yaptınız önünüzde bir Katar'lı var Malzemeler kasadan geçiyor ama poşetlenmiyor. Çünkü onu poşetleyecek kişi yok. Bir süre sonra sizde bu düzene ayak uyduruyorsunuz. İlk başta birini bulup çağırıyoruz ama o gelene kadar gene bir ufaktan toplama eğilimine giriyoruz. Bu alışkanlıkla Türkiye'de alışveriş yaparken kasada boş boş bekleyip sonradan nerede olduğumuzu hatırlayıp hızlı bir poşetleme durumuna geçişimiz çok oluyor..

Trafik cezaları sınır dışı edilmeye sebep olacak kadar caydırıcı. Kırmızı ışık ihlali hız limitine uymama durumları anında kameralar ile tespit ediliyor. Arabanızı senelik kayıt yenilemeye gittiğinizde de bu cezalar tek tek karşınıza çıkıyor.
Yazının başlarında Katar kendini geliştiren bir ülke demiştim bunun en güzel örneği 2022 dünya kupasının burada yapılacak olması. toplamda 13 tane stadyum yapılacak ve stadyumlar açık ama soğutmalı olacak. Yani o sıcaklarda  ne oyuncular ne de seyirciler sıcaklıktan etkilenmeyecek. Bununla ilgili bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.




Spora oldukça önem veriyorlar. Bir kaç ay önce Emir, Şubat ayının 2. Pazar'ını National Sports Day olarak ilan etti. Bugün resmi tatil olarak belirlendi. Çeşitli zamanlarda gerek futbol gerek tenis alanlarında en iyi takımları en iyi sporcuları buraya getiriyorlar. Brazilya İngiltere sadece dostluk maçı yapmak için buraya gelebiliyor.. Kadın ve erkeklerde teniste zirvedeki isimler burada maç yapıyorlar. Ve bilet fiyatları Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar ucuz..

Katar'ın en önemli özelliklerinden biri güvenlik. Şimdi şimdi az da olsa hırsızlık olayları duyuyoruz. Güvenli olduğu için alışveriş sepetinizde çantanızı bırakıp reyonları gezebiliyor veya çantanız açık kaldı mı diye endişelenmiyorsunuz.  Sıcaklar çok olduğu zamanlarda çalışır halde bırakılmış bir araba görürseniz şaşırmıyorsunuz. Klimasını kapatmak istemeyenler bu şekilde arabalarını bırakabiliyorlar. Katar'lıların kıyafetimiz farklı diye bize ters davrandıklarına da daha şahit olmadım.

Katar zengin bir ülke ama sadece Katar'lılar için. Burada çalışanlar ve turistler için pahalı bir ülke aslında..
Burada Dolar Riyal paritesi hep sabit: 3,65  Uzun süredir değişmiyor.
Yiyecek olarak bakarsak pek çok bilindik tatlara özlem duyuyorsunuz. Örneğin Türkiyede ilgilenmediğiniz bazı ürünleri burada Türk malı diye görünce marketten heyecanla aldığınız oluyor. Sucuk limon gibi ürünlerin Türk malı olduğunu görünce milli duygularınız kabarıyor.  Ülkedeki topraklar çok verimli olmadığından tarım ürünleri de çok kısıtlı.  Pek çok ürün dışarıdan ithal ediliyor.  İthal ürünler lezzet yönünden de kötü. Şanslı iseniz en ucuz domates yaklaşık 0,8$ veya daha pahalı bazen 7,6$ a dometes olduğunu görebilirsiniz. Elma 1,9$ ile 7,6$ arasında değişiyor.  Et Türkiye'ye kıyasla ucuz ama tavuk pahalı. Burada bazen yumurta bulamadığınız olabiliyor. Ama son yıllarda bu sıkıntılar azalmaya başladı.. Artık ürün bulma sorunu eskisi gibi kalmadı.


Ev kiraları ise çok pahalı.. 2+1 düzgün bir muhitte oturmak isterseniz min 2300$ istiyorlar. Bu bahsettiğim ev de vasatın biraz üstü oturabilirlikte.. Evler burada eşyalı olarak kiralanıyor. Kalıcı değilseniz eşyasız ev tutmak hiç de mantıklı değil. Ev fiyatları bölgeye eşya durumuna villa ya da apartman dairesi olmasına göre değişiyor. Mahalle aralarında çocukların oynayabileceği evler olmadığı için çocuklu aileler genellikle siteleri tercih etmek zorunda kalıyorlar. Bu tarz evlerin kiraları 10000 riyal civarında.




Elektronik ürünlere örnek olması açısından IPAD2 3G+Wifi verebilirim. İlk zamanlar  3900 riyal (1068$) iken şimdi 3600 riyale geriledi..
Gelelim araba fiyatlarına.. Türkiye ile kıyasladığınızda araba fiyatları gerçekten ucuz. Son model Porsche CayenneS 350000 riyal , Audi A6 160000 riyal..  Benzin konusu ise şaka gibi. Çünkü benzin sudan ucuz. Sadece 1 riyal. Türkiye'ye gelip depoyu doldurduğunuzda gerçekten moraliniz bozuluyor.

Görüldüğü gibi lüks ürünler dışında Katar pahalı bir ülke. Özellikle biz yabancılar için gerçekten pahalı bir ülke.
Ha aklıma gelmişken oldukça enteresan gelmişti bana belki size de gelir.. Burada mezarlarda mezar taşı yok. Öle karambole gömüyorlar. Topraktan geldik toprağa gidiyoruz taşa vs gerek yok yani... 


ve Son olarak : 

Buraya turist olarak gelin bir görün ama yaşamak için gelecekseniz yukarıda söylediklerimi bir kez daha okumanızı tavsiye edebilirim....


Burada bizler arasında klişeleşmiş bir laf var:

Qatar ne katar?

Artık siz düşünün....
E.E.A - Katar






Ayrıca bu yazıyı okumaya buralara kadar gelmişseniz teşekkür ederim. :) Ben OMA, Katar hakkında arkadaşımla yaptığım röportajı okudunuz. Benim ve blogum hakkında  bilgi edinmek isterseniz 
( Kim bu OMA?  ) yazısını okuyunuz.. En azından bu kadar yol gelmişsiniz hazır dükkana giriş yapmışken bir şeyler almadan gitmeyin di mi yani? :)  Tekrardan beklerim, görüşmek üzere... Bu arada Geocaching nedir biliyor musunuz? Katar'da bile var.. ;) 

10 yorum:

  1. türk mühendislerin maaşları ne civarda acaba ?

    YanıtlayınSil
  2. Elbette ki konuma, ing yeterlilige, y.ici ve y.disi tecrubeye gore rakamlar degisiyor. Ancak 2500-3000$dan basliyor. Arti kalacak yer ve ulasim sirketlere ait. Ya da bu bedelleri maasiniza ekliyorlar gerisine karismiyorlar.

    YanıtlayınSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  4. Ordu ilinde tursitik eşya satışı ile uğraşıyorum ,bu bölgede dayalı döşeli villa vardır katarlı turistlere kiraya verilir,denize sıfır kılimalıArzu edenlere gerekli kolaylık saglanır.0 537 959 25 18 murat

    YanıtlayınSil
  5. Hemşire maaşları ne civarda acaba ?

    YanıtlayınSil
  6. Şu an kadın turistler rahatlıkla giriş yapabiliyor mu katar a iş dışında sadece gezmek için

    YanıtlayınSil
  7. Turkiyeden calismaya gidenler icin doktor maaslari ne kadar acaba

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...