OMActivities Etkinlik Takvimi

Etkinliklerinizi gönderin - Yukarıdaki Takvime ekleyelim !

9 Şubat 2016 Salı

OYUNLASTIRMA 2 - Hayat bir oyun mudur?


Hayat oyun mudur, kesin olarak söylenemez ancak “oyun hayattır”.  Çoğumuz görmüşüzdür, çok oyunculu çevrimiçi oyunlar yaşamı ekrana odaklamıştır. (The Sims) Bunlar oyun oynamak değil, ekranda hayat sürmek şeklindedir. Kişiliğinizi sanal karaktere yansıtarak oyun ekonomisi içerisinde yaşarsınız. The Sims’in yaratıcısı Will Wright hayatın bir oyun olduğunu savunuyor. Ona göre tanrı bir oyuncu ve biz Sims karakterleti gibiyiz.
Hayatın oyun olduğu güzel bir varsayımdır. Acı ve keder ancak böyle açıklanabilir. Bizim dilsel “oyun” sözcüğümüzün karşıladığı anlam olmasa da oyun benzeri bir yapı etrafımızı sarar. Hayat oyundur denemez, ancak anlamlandırma çabasında kayda değer bir benzetmedir. En azından istemediğimiz durumları katlanabilmek ve sorunlara isyan etmek yerine mücadele etmek oyun teorisinin işlevlerindendir. Üzerinde biraz düşünelim:

Etrafımızdaki insanları inceleyelim. Eğer hayat bir oyun ise hangileri daha başarılı? Başarı puanı ne ile tanımlanmış? Peki bu tanımlama doğru mu sizce? 
Küçük yaşlarda sorumluluk az olduğu için hayat eğlencelidir. Eğlenceli olmasının nedeni de çocukların hayatında büyük bir yeri oyunların kaplamasıdır. Evet oyun = eğlence demek. bu tanımlama kesinlikle doğru. O zaman hayatımızın içinde ne kadar çok oyun olursa o kadar mutlu oluruz. 
İşte bu yüzden büyüdükçe oyunu hayatımızın içinde tutmaya özen göstermeye çalışıyoruz. Çalışmalıyız. Oyunlaştırma da bu yüzden çok önemli. Çünkü yaş ilerledikçe sorumluluklarımız artıyor. Bu sorumluluklar üzerimize artı birer yük olarak baskı yaratıyor. Bazen o kadar baskı altında kalıyoruz ki hayattan hiç zevk almaz hale geliyoruz. 


Level Up Life sitesi hayatınızı bir oyun platformuna çevirmenizi sağlıyor. Burada bir karakter yaratıyor ve kendinize hedefler koyuyorsunuz. Bu hedefleri yaptıkça (bu arada kontrol mekanizması sizden başkası değil - yani kendinizi kandırmamalısınız) kendi belirlediğiniz hedefleri yaptıkça XP deneyim puanı kazanıyorsunuz. Puan kazandıkça level atlıyorsunuz. Aslında gerçek hayatımızda da bu durum aynısı. Askerdeyseniz rütbe, iş yerindeyseniz yeni bir konum ve daha büyük sorumluluklar gelmiyor mu?



Aynı mantıkla çalışan bir de cep telefonu oyunu örneği vereyim - QUEST-. Artık hayatımız mobil cihazlar üzerinde olduğundan akıllı telefonumuzda yapmayı hedeflediğimiz işler bize uyarı olarak geliyor. Siz daha önceden belirlediğiniz işleri burada seçiyorsunuz mesela pazardan almanız gereken malzemeleri yazıyorsunuz. Ya da yapmanız gereken bir iş ya da buluşmayı unutmamak için yazıyorsunuz. Daha sonra size bir uyarı mesajı gelıyor ve siz o önceden planladığınız işi yapınca deneyim puanınız artıyor ve level yükseliyorsunuz. Kısacası normal hayatınızı küçük bir sanal karaktere büründürüp oyun içinde gibi hissetmenizi sağlıyorsunuz. Aslında çocuklar için daha ciddi işleri unutmaması için bu uygulama kullanılabilir üzerinde küçük değişikliklerle türkçeleştirerek verimli bir hale getirilebilinir :) (hadi bu da benden size bir fikir olsun isterseniz uygulayın) 

SPOR için OYUNLAŞTIRMA

Yaşımız ilerledikçe spor yapmak için zaman bulamıyoruz?! Bu etrafınızdaki çoğu kişi tarafından kullanılan bir mazeret. Bunu fark edenlerler spor yapmak için bir sürü uygulama geliştirmişler. Size belirlediğiniz bir hedef için spor yapma önerileri gönderiyorlar. Hatta bu amacı başka kullanıcılarla birlikte küçük bir yarış haline sokarak içinizdeki rekabet duygusunu öne çıkartmaya çalışıyorlar. Bu sayede arkadaşlarınızı geçmek için daha fazla çaba gösterip kendi kendinize spor yapmaya başlıyorsunuz. Bu yazıyı okuyanlardan belki de çoğu en az bir kere spor uygulaması kullanmış bile olabilir? Çünkü bu aralar çok popüler... (eğer kullandıysanız hangisini kullandığınızı bana yazarsanız sevinirim) 
Farkındaysanız yukarıdaki üç örnekte de oyunlaştırma kullanılmış. Belli bir hedef var. Bu hedefe ulaşmak için bir çaba gösteriyorsunuz. Bu çaba sonucunda başarı puanı alıyorsunuz. Başarı puanı sizi motive ediyor. Eğer ki içine biraz da rekabet koyarsanız o zaman yarışma şekline sokup sizi az da olsa hırslandırıyor. Sonucunda da başarılı olanlar hedeflenen işi yapmış oluyorlar.  :) 

Oyunlaştırma:

Oyun mekaniklerini normal hayatımızdaki ZOR GELEN işlere - MONOTON gelen işlere uygulamayı başarırsak o zaman motive olmuş ve eğlenerek hedefimize ulaşmış oluyoruz. İşte buna da oyunlaştırma diyoruz. Peki tüm işlerimize sadece puan vererek madalyon vererek lider tablosu yaparak oyunlaştırmış olur muyuz? Kocaman bir HAYIR, oyunlaştırmış olmazsınız. 
Çünkü oyunlaştırmada dikkat edilmesi gereken en önemli konu: yaptırmak istediğiniz işi kişilere sadece ÖDÜL kazanmak için yaptırmak değil. Aksine oyunculara ödülden ziyade o yaptıkları aksiyondan keyif almalarını sağlatmak olmalıdır. Oyunun sonunda verdiğiniz ödül olmasa da oyuncular mutlu ve hedeflenen işi zevkle yapıyorlarsa o zaman başarılı olmuşsunuz oyunlaştırma mekaniğiniz düzgün çalışır hale gelmiş demektir. 
İşte bu yüzden monotonlaşan - sorumlulukları artan hayatımıza oyunlar eklemeliyiz. Hayat bir oyun mu? sorusunun cevabına hayır oyun değil belki ama küçük oyunlarla keyifli bir hale getirmek bizim elimizde diyebiliriz...
Bir başka oyunlaştırma yazısında görüşmek üzere.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...